Çocuklarda Kekemelik Tedavisi

Konuşmaya yeni başladıkları dönemlerde çevresinden herhangi birini taklit ettiğinde veya korku dolu anlardan sonra kişide kekemelik sorunu ve ya konuşma bozukluklarından biri ortaya çıktığı gözlemlenmektedir. İlk başlarda çocuğun bir süre susup sonra konuşmaya başladığında konuşmasında takılma duraksama görülürken zamanla ilerleyen safhalarda kalıcı olmaya başlayıp kekemelik sorununa neden olmaktadır. Bu yüzden çocuklarda kekemelik tedavisi takılmaların ortaya çıkmasıyla birlikte hemen başvurulması gereken bir süreç olarak görülmemelidir. Özellikle iki ile yedi yaşları arasında korkulu anların sonucunda ortaya çıktığını gördüğümüz çocuklarda kekemelik, ortalama bir yıl içerisinde kendiliğinden geçme ihtimali olan takılmalar, oturan bir konuşma alışkanlığı olmadan doğru şekilde aile bireyleri tarafından yönlendirmelidir.

Kalıcı hale gelmeden aile bireylerinin çocuklarda kekemelik sorununu aşmak adına yapması gerekenler, hassasiyet gerektiren unsurlarıdır. Çocuklarda kekemelik tedavisi, özellikle okul öncesi dönem düşünüldüğünde takılmalarla birlikte çocuk tarafından fark edilemeyecek bir şekilde yapılırsa uygun olacaktır. Aile bireyleri çocuklarda görülen kekemelik sorunu ile birlikte gereksiz yere haddinden fazla panik yapmadan, çocuğun sorunu kendisine dert edinmesine engel olmalıdır. Çünkü gereksiz yapılan uyarılar çocuğun yaşadığı konuşma bozukluğu problemini kafasında büyüterek kalıcı hale gelmesine sebebiyet verebilir. Bu süreç içerisinde neden düzgün konuşmuyorsun şeklindeki olumsuz ibareler içeren cümleler kullanılmamalıdır.

ÇOCUKLARDA KEKEMELİK TEDAVİSİ KÜÇÜK YAŞLARDA YAPILABİLİR!

Kekemelik tedavisi yaşamın her alanında sürekli olarak devam edecek şekilde uygulanabilecek yöntemleri içerirken burada önem teşkil eden kekeme kişinin işitme kaybı ya da zekâ geriliği yaşamaması ile ilgili oluşudur. Çünkü iletişime engel olabilecek bilişsel ya da fiziksel bir engel çocuklarda kekemelik tedavisi için bir engel teşkil edecektir. Fakat böyle bir durumun olmayışı ile kekemelik tedavisi azim, zaman ve sabır sonucunda kesin sonuç verecek bir süreçtir. Kekemelik ancak yanlış konuşma alışkanlığı olarak devam eden akıcı konuşma bozukluğuna direk yapılan müdahalelerle birlikte kekemeliğe son verebilecek teknikleri bünyesinde taşır. Kısaca yeniden şekillendirilmiş ve kontrollü bir konuşma alışkanlığı olarak geliştirilip kekeme kişiye empoze edilmesini gerektiren bir yapı söz konusudur. Bu kontrollü konuşma alışkanlığı asla kısa süreçlerde kişi tarafından benimsenemeyeceği için konuşma terapisti süreçleri önceden belirlemeli ve kekemelik tedavisi uygulanacak çocuğu ailesine bu zaman dilimi bilgisi önceden verilmelidir. Çocuklarda kekemelik tedavisi süreci içerisinde öncelikle terapiste ve egzersizlere yönelik motivasyon çalışmaları planlanmalıdır. Direk girilecek egzersizler çocuk için sıkıcı ve itici olarak verimi düşürecektir.

Kekemelik Nasıl Anlaşılır

Kekemelik yani akıcı konuşma bozukluğu konuşma bozukluklarının alt türü olmaktadır. Kekemelik konuşma bozuklukları türlerinden olarak halk tarafından diğer türlere nazaran daha çok bilinmektedir. Kekemelik ve diğer türler birbirinden farklı olduğu için kolaylıkla kekemelik ile diğer konuşma bozuklukları birbirinden rahatça ayırılabilmektedir. Bu konuşma türleri; Hızlı konuşma sorunu yani takifemi, kulağa çocuksu konuşma şekli gibi gelen artikülasyon bozuklukları olmaktadır. Duraksamalar, Teklemeler olarak veya hece tekrarlamaları gibi görülen konuşma bozukluklarından kekemelik veya akıcı konuşma bozukluğu olarak isimlendirilmektedir. Kekemelik genel olarak erken konuşma dönemi olarak bildiğimiz zaman diliminde yani küçük yaşlarda ortaya çıkmaktadır. Kekemelik nasıl anlaşılır sorusuna gelirsek korku ya da panik sonucunda yaşanan tuhaflıklar genellikle de tekrarlar şeklinde görülmeye başlamışsa kekemelik sorunundan bahsedebiliriz.

Kekemelik, korku haricinde az da olsa ateşli hastalık veya kıskançlık krizleri gibi durumların ardından da görülebilmektedir. Bu yüzden ana kaynağın da etkisi düşünülmelidir. Kekemelik, ama ama, bu bubaba baba gibi tekrarlarla başlayıp daha sonraları ilk hecelerdeki takılmalara dönüşerek devam etmektedir. İlk dönemleri düşünüldüğünde kendiliğinden geçebilme durumlarının ciddi oranda yüksek olduğu bilinmektedir. Kalıcı olana dek yapılması ve bu süreçte yapılmaması gereken durumların da aile bireylerince iyi bilinmesi gerekir.

Kekemelik sorunları fark edildiğinde gereksiz uyarılarda bulunmak ya da cümlelerini tamamlamaya çalışmak yanlıştır. Bu tip davranışlarda bulunmak çocuğun sorunun farkına varıp bilinçaltında dert etmesine ve konuşurken takılacağım kaygısına sebebiyet vermektedir. Bu yüzden kekemelik görülmeye başladığı an itibari ile kontrollü davranışlarla kişiye müdahale edilmeye başlanmalıdır. Tekrarların sonrasında takılmaların ve tutulmaların görülmemesi için çocuğun korkup ürktüğü sorunlu durumların, hadiselerin derhal ortadan kaldırılması kendiliğinden iyileşme sürecini hızlandıran en büyük etken olacaktır. Aksi durumda yaşanacak benzer sıkıntılar, kekemelik problemini kemikleştirmede olumsuz rol oynayacaktır.

Kalıcı kekemelikten bahsetmek için ise problemin üzerinden en az bir yılın geçmiş olması koşulu aranabilir. Bu süreden sonra ise uzman yardımız almak uygun olacaktır. Kekemelik nasıl anlaşılır gibi bir soru aslında detaylıca açıklanacak kadar zor bir soru değilken kekemelik nasıl geçer sorusu çok daha kapsamlı bir açıklama gerektirecektir. Ruhsal bir sorun gibi algılanıp psikologların yahut psikiyatristlerin kesin çözüm olamayacakları veya hipnoz yöntemlerinin kişilerin konuşma yapılarını düzeltebilecekleri inancı oldukça yanlıştır. Kekemelik ancak konuşma terapileri yani eğitimle geçebilecek direk konuşma akıcılığının şekillendirilmesi ile farklılaşabilecek sorunlardır. Bu sebeple kısa süreçli çözümlere inanmak yerine doğru ve kesin sonuç sağlayabilecek tekniklerin seçimi çok önemlidir.

Çocuklarda Konuşma Bozukluğu

Çocukların konuşmaya başladıkları dönemlerde yaşanan bazı olaylar veya nedenler dolayısıyla konuşma bozuklukları ortaya çıktığı dikkate alınmaktadır. konuşma bozuklukları konuşma döneminde okul çağına nazaran daha çok rastlanılmaktadır. Konuşma bozuklukları özellikle fizyolojik travmalar nedeni  ile ortaya çıkmaya başlarken okul çağı öncesinde çok sık görülen konuşma bozuklukları doğuştan olmayan ancak çevresel faktörlerin etkileri ile ortaya çıkan problemlerdir. Çocuklarda konuşma bozukluğu takılmalar, uzatmalar, duraksamalar ya da harf hataları, dil tembelliği gibi sorunlarla birlikte görülmektedir.

Akıcı konuşma bozuklukları olarak değerlendirdiğimizde kekemelik türleri olan takılmalar, duraksamalar yada daha ağır olarak görülen ve ağızdan hiç sesin çıkmama durumu olan tutulmalar kişilerde gözlemlenebilir. Bu durumların ana sebebi ise genel olarak görülen korkulardır. Fakat bu korkuların sonucunda vücudun tepkisi ise ciddi bir reaksiyonla birlikte takılmalar olarak görülür. Bazı durumlarda ateşli hastalıklar yahut özenti gibi durumlarda bu problemlerin kaynağı olarak gösterilebilir. Çocuklarda konuşma bozukluğu ortaya çıkmaya başladığı ilk dönemler düşünüldüğünde kendiliğinden geçme olasılığı yüksek olan problemlerdir. Çünkü bu sorunların ortaya çıkışının ardından yaşanan akıcı konuşma bozuklukları o anın getirisi olarak geçici bir süreliğine konuşma motorunu etkisi altına almıştır. Fakat aile bireylerinin bu sonuç karşısında çocuğun büyük bir sorun yaşadığı düşüncesi ile gereksiz ve abartı şekilde tepki verebilmektedirler. Gereksiz yere verilen bu tepkilerle zaten karmaşık bir durum yaşayan çocukta tuhaf bir paniklemeyle konuşamamanın verdiği zorluğu daha derinden yaşamaya başlar. Hal böyleyken etkinin tepkiye dönüştüğü bu tekrarlar yada takılmalar artık çocuk tarafından daha dikkat edilmeye başlayan sıkıntılar olarak bilinçaltına erleşir ve çocuk her konuşmaya başladığında takılıcam kaygısını gütmeye başlar.

Kendiliğinden geçme ihtimali ona konuşma bozuklukları bahsedilen dönemlerden sonra halen geçmedi ise artık kalıcı kekemelik olarak adlandırılan durum yaşanmaya başlamıştır diyebiliriz. Bunun sonucunda ise artık hem konuşma ve ifade güçlüğü hem de psikolojik baskıların olduğu dünya çocuğu beklemektedir. Ergenlikten önce halledilmeyen bu takılmalar ise bir süre sonra maalesef oturan konuşma yapıları halinde alışkanlık türü bir yapı ile giderek ağırlaşan bir boyutta ilerlemeye devam eder.

Harf hataları olarak adlandırılan artikülasyon bozuklukları ise çocukların erken konuşma döneminde sesleri tam olarak vurgulayamamaları yada bilinçlerinde o harf yerine farklı bir sesin kodlanması ile devam eden sesletim bozukluklarıdır. Artikülasyon bozukluğu bazen kekemelikte olduğu gibi sıkıntılı anların sonucunda görülse de bu ihtimal çok nadir görülen durumlardır. Harf hataları çocuk yaşlarda aile bireylerine çok tatlı gelse de müdahale edilip dil terapilerinin işin içine dahil olduğu bir sürece tabi tutulmasını gerektiren bir durumdur.

Shaping Tekniği

Fluency shaping tekniğinin başarılı tedavi sonuçları dünyaca kabul görmüştür. Kekemeliğin hastalık değilde bir konuşmadaki alışkanlık olma nedeninden dolayı ilacı yoktur. Shaping Tekniği sayesinde takılmalara ve duraksamalara çözüm bulunarak konuşma kontrolü kişilere verilerek sonlanmaktadır. 1905 Amerika doğumlu C. Van Riper’ in buluşu olan  Shaping Tekniği yeniden şekillendirmiş olduğu konuşma sorununu bireylere alışkanlık haline getirmeye çalışmıştır. Kekemelik sorunu değişken olup bazen geçer gibi gözüküp daha da ağırlaşabilir.

Motivation

Identification

Desensitization

Variation

Approximation

Stabilization

Yukarıda gösterildiği gibi altı adımı olan bu tekniğin, her adımı kişiyi düzelmeye yönelik süreçleri içermektedir. Kişilerin durum hakkında bilgilendirilmesi, süreçlere yönelik onların adaptasyonun güçlendirilmesi, duygusal dayanıklılığın arttırılması ve kontrollü konuşma alışkanlığının kişiler tarafından benimsenmesi adına egzersizler bu terapilerde uygulanmaktadır. Ülkemizde yaygınlaşmamış bu tekniğin adı MİDVAS diye adlandırılmaktadır. Ancak birçok ülkede kabul edilmiş ve kullanılan Shaping Tekniği, konuşma sırasında yaşanan kekemelik sorunlarının önüne geçmek adına gereken öğretiler ve uygulamaları her açıdan üstünde bulundurmaktadır.

Kekemeliğin zeka geriliği yada işitme sorununa etki etmeyip C. Van Riperin işitebilen herkesin konuşabileceğini yönündeki sözüne hak veriyoruz. Konuşma bozukluğu olan kişiye özel olarak ve doğru yöntemlerle doğru ve şekillenmiş yeni konuşma yapısını alışkanlık haline gelmesi en önemli unsurdur. Kekemelik bir konuşma alışkanlığı olduğu için psikoterapilerle tedavi etmek yanlış bir adım olacaktır. Ayrıca uygun yöntemler kullanılsa bile tedavinin kısa sürmesi tedaviye kesinlikle uygun olmaz. Uzun yıllardır kullanılan yanlış konuşma alışkanlığı bir kaç günde tedavi edilemez. Bu nedenle düzeltilen konuşma sorunu günlük kontrollere ihtiyaç duyar.

Çocuklarda Kekemelik Sebepleri ve Tedavisi

Yaşanan olay ve durumların insan hayatındaki dönemeçleri oluşturduğu hayatımızdaki mevcut sıkıntılar bize tecrübe olabilirken bazen de hatırlanmak istenmeyecek anıların başlangıcı olarak hayatımızda yer edinebilmektedir.Çocuklarda kekemelik sebepleri ve tedavisi başlıklı bu yazımızın ana konusun olan çocuklarda kekemelik sebepleri, kekemeliğin nedenleri her zaman aynı şekilde ortaya çıkmamakla birlikte ne olursa olsun çözümsüz gibi görünmemelidir.
Her zaman olmayan ama genellikle gördüğümüz kekemeliğin başlangıç sebepleri özellikle zeki sayılabilecek yani IQ (zeka) seviyesi normalin üzerindeki çocuklarda olağan dışı durumların yaşandığı ve beklenmedik gelişmelerin ardından bir anda olmaya başlamaktadır. Kekemeliğin genellikle korku kaynaklı olduğunu söylememiz doğru olacaktır. Bunlardan en sık rastlananlar köpek kovalaması yüksekçe bir yerden düşerek yaşanan korku aile şiddeti olarak örneklenebilir. Çocuklarda kekemelik sebepleri aslında her zaman benzer de olmayabilir. Daha düşük ihtimallerle kıskançlık krizleri yaşanan sükûnet ortamını iç dünyasında gürültüye boğabilir bu durum vücut tarafından bir reaksiyona sebebiyet verir ve anlık ya da geniş bir zaman dilimine ayrılacak şekilde onun vücutsal boyutlarda tepki vermesine sebebiyet verebilir. Bu da çocuklarda kekemelik sebebi olarak sayılabilir. Bunların dışında aynı şive farklılıklarında olduğu gibi konuşmanın öğrenildiği ortamlarda ya da aynı dönem içerisinde izlenen ve çocuğun kendisine rol model olarak kabul ettiği bir karakterin kekeme oluşu konuşma esnasında takılmaların görülmesi örneklenebilir.
Çocuklarda kekemelik sebepleri ve tedavisi konusunda birbirine bağlı durumlardan söz edebiliriz. Gerginliğin, küskünlüğün, kavganın devam ettiği aile ortamlarındaki çocukların bu sorunlarını atlatabilmeleri kısa vadede mümkün değildir. Kısa vadede kekemelik sorunlarından kurtulan çocukların yine aynı sorunları yaşamaları ile birlikte konuşmalarının eskisi gibi bozulduğu denemelerimizde gözlemlenmiştir. Çocuklarda kekemelik tedavisi sabırla başlaması gereken her çocuğa aynı şekilde devam etmemesi gereken yapılması zor olan bir yapıdır. Çocuklarda kekemelik tedavisi onların konuşma motorlarında bir sorun olmadığı için medikal ya da cerrahi operasyonlarla giderilebilecek bir problemmiş gibi görülmemelidir. Kekemelik tedavisi konuşma yapılarındaki temel görev ahenginin düzenlenmesi ile son bulabilmektedir.

Kekemelik Tedavi Edilebilir mi?

Kekemeliğin tedavisi, kekemeliğin çözümü arama motorlarında en çok aranan ve araştırılan kelimelerdir. Çünkü hemen bu sorundan kurtulmak kekemelik sorunu yaşayan kişilerin tek hayali, fakat yüzyıllardır kekemelik üzerine yapılan araştırmalar kekemeliğin belli bir sebebi olmadığı ya da herkes için aynı sonucu olmadığını göstermektedir.
Herkesin yaşı ya da kekemelik derecesi ve türü aynı olmayabilir. Bu da farklı kişilerde aynı süreçlerle aynı sonucu aynı teknikle alamayacağımız anlamına gelmektedir. Kekemelik tedavi edilebilir mi? Evet!
Kekemelik tedavisi belli bir sistemi olan bir süreç olsa da kesinlikle kişinin istek ve azmiyle doğru orantılı bir düzelme süreci olduğu unutulmamalıdır. Kekemelik, yıllardır devam eden bir alışkanlık olduğu için kekemeliği aşmak oldukça sıkıntılı bir süreci içermektedir. Kekemeliğin tedavisi için kişilerin kendilerini hazır hissetmeli yani ciddi mana da rahatsızlık duyup bu sorundan kurtulmak istemeli ve bunun için azimli olmaları gerekmektedir.
Kekemelik tedavi edilebilir mi sorusu bazı insanların kafasını kurcalayan bir sorudur. Bilinçaltında kekemeliğin tedavi edilemeyen bir sorun olduğunu düşünen kişiye hiçkimse tam olarak yardım edemez. Kişinin bu sorunundan kurtulabileceğine inanması yolundaki engellerin birer birer aşması sürecindeki en büyük yardımcısıdır. Bu şüpheyi ortadan kaldıracak durum ise daha önceleri kekemelik sorunu yaşayan kişilerin nasıl, ne şekilde bu sorunu aştığını birebir sorunlu olan kişiye bahsetmesi ile ilgili olabilmektedir.

Kekemelik tedavisi kişi için en önemli nokta tedaviden sonra kekemeliğin devam edip etmediğidir. Çünkü tedavi bittikten sonra kalıcı bir şekilde kurtulduğunu düşünüp yeniden ortaya çıkması durumu ortaya çıkabilmektedir. Kekemelik tedavisi gören kişi tedavi bittikten sonra birkaç ay içinde tekrar edebildiğini unutmamalıdır. Bu yüzden kekemelik çözümü sonuçlandığında kişi zaten kurtuldum dememeli ve öğrenilen egzersizleri yani kontrollü konuşma alışkanlığını devam ettirmelidir. Ancak bu şekilde yakalanan başarının devamı sağlanmış olacaktır. Kekemelik tedavi sürecinde kullandığımız Shaping tekniği bize tecrübe olarak gösterdi ki işitebilen her birey konuşabilir.. Yeter ki azim sabır ve zaman olsun..

Konuşma Terapisi Süresi

Konuşma Terapisi  Süresi

Konuşma Terapisi Süresi

Konuşma Terapisi  Süresi

 

Konuşma terapisi, konuşma sorunlarının özellikle de fizyolojik kökenli sorunlardan dolayı kaynaklanan dil bozukluklarının,  konuşma terapileri ile değil öncelikle dil bağının kesilmesi gibi cerrahi bir operasyonla geçebilecek bir yapıya sahip olabilir.

Kekemelik Nasıl Çözülür


Kekemelik Nasıl Çözülür

Kekemelik Nasıl Çözülür

Kekemelik Nasıl Çözülür

İlelebet devam edeceği düşünülen kekemelik sorunu, düşünülenin aksine konuşma motorunda yahut kişinin nörolojik bir sorun yaşadığına delalet eden bir durum değildir.  Yaşanmışlığın getirdiği bütün sıkıntıların kaynağı olsa da konuşamamak, kişilerin refleks haline gelen konuşma yapısına hakim olamamaları şeklinde açıklanabilir. Kekemelik nasıl çözülür sorusunu cevaplamadan önce bilinmesi gereken önemli bir detay ise işitebilen her bireyin konuşabileceği inancını taşımasıdır.

Korku ya da beklenmedik bir olay karşısında yaşanan üst düzey bir tedirginlik durumunun kişi üzerindeki etkisi ile görülmeye başlayan konuşma sırasında yaşanan zorluklar önceleri bu bu bu gibi tekrarlarla başlarken sonraları maalesef kendisini ilk hece takılmaları olarak bilinen duraksamalara bırakabilmektedir.

kekeme (1)

 

İlk zamanlarda kendiliğinden geçme olasılığı oldukça yüksek olan kekemelik problemi, aile bireylerince çok farklı değerlendirilip çoğu zaman panik halinde çocuğa yansıtılan bir durum olarak görülebilmektedir.Her zaman düzelme potansiyelini üzerinde taşıyan kekemelik problemi zamanla refleks haline dönüşen ve yerini kemikleşen bir sıkıntıya bırakabilmektedir. Yaşanan sıkıntıların kaygı boyutunu arttırması ile kekemelik tedavisi kendiliğinden geçebilecek bir sorundan ziyade uzman desteğine ihtiyacı olan ve direncinin kırılması adına özel tekniklerin uygulandığı bir sürece ihtiyaç duyabilmektedir.

 

Kekemelik nasıl çözülür sorusuna verilebilecek kaba bir cevabı oluşturan bu cümlenin tabi ki kekemelik tedavisi gibi içerisinde takılan, tutuk gibi değişkenlerin ya da yaş, eğitim gibi faktörlerin değerlendirilmesi sonucundaki değişiklikler de süreçleri değiştirebilmektedir. Yeniden sahiplenilmiş ve benimsenmiş kontrollü konuşma alışkanlığının yerleşmesi için süreç bittikten sonra egzersizleri devam ettirmek çok önemli bir detaydır ve bu kontrollerin önemsenmemesi problemin yine ortaya çıkmasına neden olabilir.

http://kekemer.com.tr

Konuşma Sorunları

Konuşma Sorunları

Konuşma Sorunları

 


Konuşma Sorunları

İletişimdeki ifade güçlüğüne neden olan  konuşma sorunları kişilerdeki konuşma yapılarında doğuştan ya da sonradan olabilen sıkıntılardır. Doğuştan işitme kaybı olan kişilerde mevcut konuşma sorunları, hiç bilmedikleri sesleri çıkaramamalarından kaynaklanırken, doğuştan olmayan konuşma sorunları özellikle bazı olumsuz etkileşimler sonucunda küçük yaşlarda ortaya çıkmakta sonrasında ise konuşma sorunlarının oturan konuşma yapıları haline gelmesi ile devam eden süreçler olduğu görülmektedir.

Kekemelik Nasıl Ortadan Kaldırılır

Kekemelik Nasıl Ortadan Kaldırılır

Kekemelik Nasıl Ortadan Kaldırılır

Kekemelik Nasıl Ortadan Kaldırılır

Kekemelik çözümsüz değildir,tedavi edilebilir…

Konuşma sırasında yaşanan takılmaların, duraksamalara genel olarak verilen isim kekemelik olsa da “kekemelik nasıl geçer” sorusundan önce kekemelik türü ve gelişim süreçlerinin araştırılmasının gereği önemlidir.  Kekemelik köken itibari ile genetik yapısı olmayan ve doğuştan ileri gelen bir problem tipi değildir. Kekemelik nörolojik bir sorun olarak da adlandırılabilecek olumsuz bir potansiyele sahip değildir.

Bireylerin özellikle küçük yaşlarda yaşadıkları sosyal çevrenin etkilerinin göz önünde olduğu bir problem olan konuşma bozuklukları şivenin değişkenliğinde olduğu gibi aile fertlerinde olan sorunu algılayıp küçük yaşlarda benimseyebilmektedir. Bireylerdeki kekemelik sorunlarının ana kaynağının ise yaşanmış korkulu olaylara bağımlı olduğunu söylemek genel itibar ile yanlış sayılmayacaktır. Çünkü bu sorunu yaşayan birçok birey beklenmedik özellikle de ani gelişen olayların korkularından sonra konuşma bozukluğu yaşadıklarını ifade etmektedirler.

Kekemelik tedavi yöntemleri, bireylerdeki konuşma yapısına yapılan kişisel müdahaleler,bireyin sahip olduğu konuşma alışkanlığını daha akıcı hale getirmeye yönelik olarak uygulanmalıdır. Kekemelik Nasıl Geçersorusu için cevaplanılması gereken asıl soru da akıcı konuşma yapısının bireylerde nasıl inşa edileceğidir.

kekeme (8)

Kekemelik bir hastalık , rahatsızlık olmadığı için kaynağına müdahale edebilecek bir hap-ilaç tedavisi bulunmamaktadır. Bu sebeple bazen kekemelik tedavisinde tercih edilen antidepresan haplarının konuşma esnasında yaşanan takılmalara herhangi bir faydası bulunmamaktadır. Kekemelik gibi artık alışkanlık haline gelmiş konuşma yapılarının ancak konuşma terapileri ile akıcı bir hal alması söz konusudur.

Takılmaların ve tutulmaların görülebildiği konuşma yapılarında kişilerdeki bu konuşma bozukluklarını gidermeye yönelik olarak uluslar arası bilinirliği olan shaping tekniği gibi yöntemler sayesinde daha kontrollü bir konuşma alışkanlığı kişilere empoze edilebilmektedir.  Bu sayede bireyler aynı önceden sahip oldukları sorunlu konuşma yapılarında olduğu gibi kontrollü konuşma alışkanlığını refleks haline getirmesiyle birlikte takılmaların olduğu eski konuşma alışkanlığının üzerine yeni bir sistem inşa edilmiş olmaktadır.

Düzelme ya da iyileşme olarak tabir edilen konuşmalardaki aranan akıcılık yakalandığı an itibari ile her şey çözülmüş gibi algılanmamalıdır.  Çünkü genel olarak stres ve heyecanın tetiklediği konuşma bozuklukları henüz yeni öğrenilmiş bir sistemi büyük bir panik ortamı ile ezip geçebilmektedir.  Bu ihtimalin göz ardı edilmesi ise büyük risk olarak adlandırılabilir. Piyasada dönen” 14 GÜNDE SON” sloganları maalesef kekemelik gibi devamlılığı olan bir sorun için kesinlikle yeterli yada doğru bir iddia değildir.